E-Ticaret Sektörüne Yapay Zeka Entegrasyonu

E-Ticaret Sektörü Yapay Zeka Entegrasyonu

E-ticaret sektörü, son yıllarda tüketici alışkanlıklarını kökten değiştirerek küresel ekonomide önemli bir konuma gelmiştir. Yapay zekâ (AI), e-ticaretin temel bileşenlerinden biri olarak müşteri deneyimini kişiselleştirme, operasyonları optimize etme ve satışları artırmada kritik rol oynamaktadır. AI teknolojileri, alışveriş süreçlerini daha akıllı ve veri odaklı hale getirirken, online perakendecilerin operasyonel maliyetlerini düşürüp rekabet avantajı kazanmalarını sağlamaktadır.

Yapay Zekanın E-Ticaret Sektöründeki Başlıca Kullanım Alanları

Bu bölümde, yapay zekanın e-ticaret sektöründe etkin biçimde kullanıldığı temel alanlar ve uygulamalar ayrıntılı olarak ele alınacaktır. AI teknolojilerinin müşteri deneyiminden lojistik yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki katkıları açıklanarak, e-ticaret firmalarının yapay zekadan hangi yollarla faydalandığı incelenecektir.

1. Kişiselleştirilmiş Ürün ve İçerik Önerileri

AI sistemleri, kullanıcıların geçmiş alışverişlerini, ziyaret ettikleri sayfaları ve arama geçmişlerini analiz ederek kişiye özel ürün önerilerinde bulunmaktadır. Böylece tüketicilerin satın alma kararlarını kolaylaştırırken, satışları ve müşteri bağlılığını artırmaktadır​.

2. Chatbot ve Sanal Asistanlar

Yapay zeka destekli chatbotlar, müşteri hizmetlerini 7/24 kullanılabilir hale getirerek, temel müşteri sorularına anında yanıt vermekte ve rutin işlemleri hızlıca gerçekleştirebilmektedir. Bu, müşteri deneyimini önemli ölçüde geliştirmekte ve operasyonel verimliliği artırmaktadır​.

3. Dinamik Fiyatlandırma ve Satış Optimizasyonu

AI algoritmaları, piyasa trendleri, stok durumları, tüketici talepleri ve rakiplerin fiyat politikalarını sürekli takip ederek, ürünlerin fiyatlandırmasını anlık olarak optimize edebilmektedir. Bu dinamik fiyatlandırma yöntemi, karlılığı ve rekabet avantajını maksimum seviyeye çıkarmaktadır​.

4. Ürün Arama ve Görsel Tanıma Teknolojileri

AI teknolojileri, görsel ve sesli aramaları destekleyerek müşterilerin aradıkları ürünlere daha hızlı ulaşmasını sağlamaktadır. Özellikle görsel tanıma teknolojisi, kullanıcıların fotoğraf yükleyerek ürünleri arayabilmesini mümkün kılarak alışveriş süreçlerini hızlandırmaktadır​.

5. Akıllı Envanter ve Depo Yönetimi

Makine öğrenimi algoritmaları, önceki satış verilerini ve güncel trendleri analiz ederek envanter tahminlerini iyileştirmekte, stok fazlalığı ve eksikliği riskini azaltmaktadır. Böylece operasyonel maliyetleri düşürürken, müşteri memnuniyetini de yükseltmektedir​.

6. Dolandırıcılık Tespiti ve Güvenlik Önlemleri

AI sistemleri, ödeme ve kullanıcı davranışlarını gerçek zamanlı olarak izleyerek şüpheli faaliyetleri tespit etmekte ve dolandırıcılık girişimlerini engellemektedir. Bu durum, tüketici güvenini artırmakta ve işletmenin mali risklerini azaltmaktadır​.

7. Müşteri Segmentasyonu ve Hedefli Pazarlama

Yapay zeka, kullanıcı davranışlarını derinlemesine analiz ederek tüketicileri farklı segmentlere ayırmakta, böylece hedefli pazarlama kampanyalarını daha etkin hale getirmektedir. Bu sayede dönüşüm oranları yükselmekte ve pazarlama maliyetleri optimize edilmektedir​.

8. Akıllı Tedarik Zinciri ve Lojistik Optimizasyonu

AI sistemleri, siparişleri, teslimat rotalarını ve lojistik operasyonlarını optimize ederek teslimat sürelerini kısaltmakta ve maliyetleri azaltmaktadır. Bu teknoloji sayesinde tedarik zinciri yönetimi daha verimli ve esnek hale gelmektedir.

E-Ticarette Başarılı Yapay Zekanın Uygulama Örnekleri ve Global Trendler

Yapay zekanın e-ticaret sektöründe yaygın kullanımı, küresel çapta birçok başarılı örnek ve trende öncülük etmiştir. Bu bölümde, yapay zeka teknolojilerini etkili bir biçimde uygulayan şirketler ve dikkat çeken global trendler ele alınmaktadır.

1. Amazon’un Yapay Zeka Uygulamaları

Amazon, e-ticaret operasyonlarını desteklemek için yapay zekayı birden çok alanda kullanmaktadır. Başlıca uygulama alanları şunlardır:

  • Ürün önerileri:Amazon, yapay zeka algoritmalarını kullanarak müşteri verilerini, gezinme ve satın alma geçmişlerini analiz eder ve müşterilere kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunar.
  • Fiyatlandırma optimizasyonu: AI, ürün fiyatlarını optimize etmek için arz ve talep dengesi, rakip fiyatları ve ürün maliyetleri gibi faktörleri değerlendirir. Bu sayede Amazon, rekabetçi fiyatlandırma stratejileri geliştirebilir.
  • Stok yönetimi: Amazon, AI’ı envanter yönetimini optimize etmek için kullanır. AI, ürün taleplerini tahmin eder ve stokların ne zaman tükeneceğini öngörerek lojistik süreçleri iyileştirir.
  • Dolandırıcılık tespiti: Amazon, yapay zeka algoritmaları ile müşteri işlemlerini analiz ederek dolandırıcılık belirtilerini tespit eder. AI, dolandırıcılıkla ilgili şüpheli kalıpları belirleyerek müşterileri ve şirketi sahtekarlık içeren işlemlerden korur.
  • Müşteri hizmetleri: Amazon, müşteri hizmetleri operasyonlarında yapay zeka kullanmaktadır. AI destekli chatbotlar, müşteri sorularına otomatik yanıtlar vererek hızlı ve etkili çözümler sunar, böylece müşteri destek sürecini iyileştirir.

2. eBay’in Yapay Zeka Tabanlı Uygulamaları

eBay, e-ticaret platformundaki müşteri deneyimini iyileştirmek amacıyla yapay zekayı (AI) çeşitli şekillerde kullanmaktadır. eBay’in AI kullanımı şu alanları içermektedir:

  • Kişiselleştirilmiş öneriler: Müşterilerin gezinme ve satın alma geçmişleri dahil olmak üzere müşteri verilerini analiz etmek için makine öğrenimi algoritmalarını kullanarak kişiye özel ürün önerileri sunmaktadır.
  • Doğal dil işlemeyle arama: Kullanıcıların arama sorgularını anlamak ve alakalı sonuçlar sağlamak için doğal dil işleme teknolojisini kullanır. Bu, müşterilerin aradıkları ürünleri daha kolay bulmalarına yardımcı olur.
  • Müşteri hizmetleri: Müşteri sorularına otomatik yanıtlar veren ve sorunların çözülmesine yardımcı olan müşteri hizmetleri chatbot’u için yapay zekadan yararlanır.
  • Dolandırıcılık önleme: Dolandırıcılık faaliyetlerini gösterebilecek veri kalıplarını tanımlamak için yapay zeka algoritmalarını kullanarak müşterileri ve şirketi sahtekarlık içeren işlemlerden korur.

3. Alibaba ve Canlı Ticaretin Yükselişi (Live Commerce)

Sosyal ticaret alanındaki en karlı trendlerden biri canlı ticaretin (live commerce) yükselişidir. Influencer’lar, sosyal medya platformları üzerinden yaptıkları canlı yayınlarla ürünleri tanıtmakta ve doğrudan satış gerçekleştirmektedir. Bu yöntem, fiziksel mağaza deneyiminin dijital dünyaya taşınmasını sağlarken, influencer’ların popülaritesini kullanarak satışları önemli ölçüde artırmaktadır. Küresel tüketicilerin %46’sı, en az bir kez canlı ticaret yoluyla alışveriş yaptığını belirtmiştir. Son yıllarda hızla büyüyen bu pazarın, 2023 itibarıyla 700 milyar dolar seviyesinde bir satış hacmine ulaşması beklenmektedir​.

Canlı ticaretin kökenleri Asya’ya dayanmakta olup, en büyük büyümesini Çin’de gerçekleştirmiştir. Çinli e-ticaret devleri, canlı yayın üzerinden alışveriş modelini platformlarına başarılı bir şekilde entegre etmiştir. Bu alandaki en büyük oyunculardan biri olan Alibaba’nın Taobao platformu, canlı ticaret konseptini ilk uygulayan büyük pazar yerlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Ancak son yıllarda, Pinduoduo gibi rakip platformlar ve Douyin (TikTok’un Çin versiyonu) ve Kuaishou gibi kısa video platformları, canlı ticaret pazarında hızla büyüyerek Taobao’nun liderliğini tehdit etmeye başlamıştır​.

Önde gelen canlı ticaret sitelerinin toplam satış hacimleri

Yukarıdaki tabloda, 2020-2024 yılları arasında canlı ticaret (live commerce) uygulaması bulunan önde gelen platformların toplam satış hacimleri (Gross Merchandise Volume – GMV) milyar ABD doları cinsinden karşılaştırılmıştır. Tabloya göre Taobao, 2020 yılından itibaren satış hacmi açısından lider konumunu korurken, özellikle 2022 yılından sonra Pinduoduo’nun önemli bir büyüme ivmesi yakaladığı ve Taobao ile arasındaki farkı ciddi ölçüde kapattığı görülmektedir. JD.com ve Kwai Shop ise daha istikrarlı ancak görece daha düşük satış hacimleriyle ilerlemektedir. Canlı ticaret uygulamalarının platformların genel satış hacmini artırdığı net olarak gözlemlenmektedir.

4. Shein ve Yapay Zeka Destekli Hızlı Moda

Shein, hızlı moda pazarında yapay zeka destekli bir yaklaşımı benimsemiştir. Özellikle Z kuşağı arasında popüler olan Shein, her gün 10.000’e kadar yeni ürün piyasaya sürmektedir. Şirket, tüketici trendlerini analiz etmek için yapay zeka kullanarak 2024 yılında 48 milyar dolar gelir elde edeceği öngörülmektedir ve bu da Shein’i dünyanın en büyük moda perakendecisi yapmaktadır​.

Küresel hızlı moda net satışları

Grafik, küresel hızlı moda (fast fashion) sektörünün 2022-2027 yılları arasındaki tahmini büyüme oranını göstermektedir. Bu dönemde sektörün net satışlarının yıllık bileşik büyüme oranının (CAGR) %12 olarak gerçekleşmesi ve 2022 yılında 106 milyar ABD Doları olan satışların, 2027 yılında 185 milyar dolara ulaşması beklenmektedir.

5. Apple ve Artırılmış Gerçeklik (AR) ile Alışveriş Deneyimi

Apple, yapay zeka ve artırılmış gerçeklik teknolojilerini başarılı şekilde birleştirerek e-ticaret deneyimini farklılaştırmaktadır. Apple Vision Pro gibi yenilikçi ürünler, kullanıcıların online alışveriş sırasında ürünleri sanal ortamda deneyimleyebilmelerine olanak tanımakta ve alışveriş deneyimini fiziksel mağaza kalitesine yaklaştırmaktadır. Bu teknolojilerin yaygınlaşmasıyla, e-ticaret platformlarının AR entegrasyonu önümüzdeki yıllarda daha büyük önem kazanacaktır​.

E-Ticaret sektöründe arttırılmış gerçeklik (AR)

 

Yukarıdaki tabloda, küresel çapta tüketicilerin önümüzdeki 5 yıl içinde artırılmış gerçeklik (AR) teknolojisinin önem kazanacağına dair düşünceleri gösterilmektedir. Hindistan, Meksika ve Malezya gibi ülkelerde tüketicilerin %91’i AR’ın gelecekte büyük önem taşıyacağına inanırken, küresel ortalama %88 olarak belirlenmiştir. Avrupa ülkeleri, AR teknolojisine yönelik beklentilerde daha düşük oranlara sahip olup, Fransa %56 ile en düşük orana sahiptir. Bu tablo, AR teknolojisinin özellikle Asya ve Ortadoğu pazarlarında daha hızlı benimsenme potansiyelini ortaya koymaktadır.

Snapchat ve TikTok gibi popüler sosyal medya uygulamaları, AR teknolojisinin iletişim ve eğlence alanında kullanımını yaygınlaştırmıştır. Ancak AR teknolojisi, sosyal medya dışındaki alanlarda ve özellikle perakende sektöründe sessizce yükselmektedir. Tüketicilerin %40’tan fazlası online alışveriş sırasında halihazırda AR teknolojisini kullanmaktadır ve çok daha fazlası gelecekte alışveriş deneyimlerinde AR kullanımını artırmayı planlamaktadır. Yapılan son araştırmalar, artırılmış gerçekliğin e-ticaret deneyiminin kalitesini yükselttiğini ortaya koymaktadır. AR, markaların tüketicilerin dikkatini daha fazla çekmesini sağlamakta ve tüketici güvenini ve ürün şeffaflığını artırmaktadır. Ayrıca pazarlama süreçlerine AR teknolojisini entegre etmek, tüketicilerin ürünleri daha iyi değerlendirebilmesi ve markalarla daha güçlü bağ kurabilmesi sayesinde dönüşüm oranlarını %94’e varan oranda artırmaktadır​.

Perakende, AR uygulamaları aracılığıyla daha fazla alışveriş yapmayı bekleyen tüm tüketicilerin neredeyse yarısıyla en hızlı büyüyen AR kullanım örneklerinden biridir.

Perakende sektöründe AR aracılığıyla alışveriş

 

Grafik, artırılmış gerçeklik (AR) kullanımını artırmayı düşünen tüketicilerin farklı sektörlere göre oranını göstermektedir. Kullanıcıların %50’si medya ve eğlence sektöründe, %46’sı alışveriş alanında, %41’i iletişimde ve %35’i oyun sektöründe gelecekte AR kullanımını artırmayı planlamaktadır. Alışveriş kategorisi yeşil renkle vurgulanmıştır.

6. Sosyal Ticaretin Küresel Yükselişi

Yapay zekanın desteğiyle sosyal medya platformları üzerinden satış (social commerce), özellikle Instagram, TikTok ve Facebook gibi platformlar sayesinde dünya genelinde büyük bir hızla büyümektedir. Kullanıcıların sosyal medya ortamında doğrudan alışveriş yapabilmesini sağlayan AI destekli algoritmalar, kullanıcı verilerini analiz ederek kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunmakta ve böylece dönüşüm oranlarını artırmaktadır. Sosyal ticaretin global pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 6,2 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir​.

Küresel anlamda yıldan yıla sosyal ticaret gelir artışı

 

Yukarıdaki grafik, küresel sosyal ticaret gelirlerinin 2022 yılından 2030 yılına kadar olan tahmini büyümesini göstermektedir. Bu dönemde, sosyal ticaretin yıllık bileşik büyüme oranının (CAGR) %31 olması öngörülmekte ve 2022 yılında 728 milyar ABD doları olan gelirlerin, 2030 yılında 6.244 milyar ABD dolarına ulaşması beklenmektedir. 2023 yılı Çin e-ticaret gelirleri, karşılaştırma amacıyla kesikli çizgiyle belirtilmiştir.

Yapay Zekanın E-ticarete Sağladığı Avantajlar, Fırsatlar ve Zorluklar

Bu bölümde, yapay zekanın e-ticaret sektörüne getirdiği başlıca avantajlar ve yarattığı fırsatlar ayrıntılı bir şekilde incelenirken, beraberinde getirdiği çeşitli zorluklar ve riskler de değerlendirilecektir. Böylece yapay zekanın e-ticarete etkileri kapsamlı ve dengeli bir bakış açısıyla ele alınacaktır.

Avantajlar ve Fırsatlar:

  • Kişiselleştirilmiş Deneyim: Yapay zeka, müşterilerin alışveriş geçmişini, gezinme alışkanlıklarını ve tercihlerini analiz ederek tamamen kişiselleştirilmiş ürün önerileri ve pazarlama mesajları oluşturur. Bu kişiselleştirilmiş yaklaşım, müşterilerin ihtiyaçlarını daha iyi karşılayarak alışveriş deneyimini iyileştirir, müşteri memnuniyetini artırır ve dönüşüm oranlarını yükseltir. Özellikle büyük e-ticaret platformları, bu sayede müşteri sadakatini güçlendirmekte ve satışlarını önemli ölçüde artırmaktadır.
  • Operasyonel Verimlilik: AI sistemleri, stok yönetimi, tedarik zinciri optimizasyonu, lojistik planlama gibi operasyonel süreçleri daha etkin yönetir. Yapay zeka algoritmaları, talep tahmini yaparak stokların tükenmesini ya da aşırı stok durumlarını engeller. Bu sayede e-ticaret şirketleri operasyon maliyetlerini düşürür, kaynaklarını daha verimli kullanarak karlarını artırırlar. Aynı zamanda lojistik süreçlerinin optimize edilmesi, müşteri memnuniyetine olumlu katkı sağlar.
  • Dolandırıcılık Tespiti: Yapay zeka algoritmaları, online işlemleri gerçek zamanlı olarak analiz ederek normal dışı davranış kalıplarını ve dolandırıcılık girişimlerini anında tespit eder. Sahtekarlıkla mücadele eden bu sistemler, şirketlerin maddi zarar görmesini ve itibar kaybını önleyerek müşteri güvenini artırır.
  • Gelişmiş Ürün Araması ve Tavsiyeler: AI destekli gelişmiş arama motorları ve tavsiye sistemleri, müşterilerin isteklerine uygun ürünleri daha hızlı bulmalarını sağlar. Doğal dil işleme (NLP) ve görsel arama teknolojileri sayesinde kullanıcılar ürünleri tarif ederek veya fotoğrafını yükleyerek hızlı ve kolay bir şekilde aradıkları ürüne ulaşabilir. Bu da kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştirir ve satışları artırır.

Zorluklar:

  • Yüksek Maliyet: Yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, entegre edilmesi ve sürekliliğinin sağlanması yüksek maliyetlere neden olabilir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için bu durum, ciddi bir finansal yük oluşturabilir ve teknolojik rekabette dezavantaj yaratabilir.
  • Gizlilik Endişeleri: AI teknolojilerinin etkin kullanımı için çok büyük veri setlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum, kullanıcıların kişisel verilerinin güvenliği ve gizliliği konusunda endişeleri beraberinde getirir. Veri sızıntıları ve kötü niyetli kullanımlar nedeniyle müşteriler arasında güven kaybı yaşanabilir. Bu nedenle veri güvenliği ve kullanıcı izninin sağlanması, işletmeler için kritik önem taşır.
  • İnsani Etkileşim Eksikliği: Yapay zeka tarafından sağlanan otomatik çözümler, bazen kullanıcıların duygusal ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabilir. Özellikle müşteri destek süreçlerinde empati ve insani temasın eksikliği, kullanıcı memnuniyetini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle birçok kullanıcı, halen gerçek insanlarla etkileşimi tercih etmektedir.
  • Algoritmik Önyargı: AI sistemleri, veri setlerinde bulunan önyargıları öğrenebilir ve bu önyargıları istemeden sürdürebilir. Özellikle işe alım, ürün tavsiyeleri ve reklam hedefleme gibi süreçlerde bu tür algoritmik önyargılar, belirli demografik grupların ayrımcılığa uğramasına yol açabilir ve şirketin itibarı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
  • Güvenlik Riskleri: Yapay zeka sistemleri, kompleks yapıları nedeniyle siber saldırılar ve hack girişimleri için potansiyel hedef oluşturabilir. Bu durum, ek güvenlik önlemleri alınmasını ve sistemlerin sürekli olarak izlenmesini gerekli kılar. Aksi takdirde şirketler önemli veri kayıpları ve mali zararlarla karşılaşabilir.

Yapay Zekanın E-ticaretteki Etik Boyutu

Yapay zekanın e-ticarette kullanımının artması, beraberinde birtakım etik endişeleri ve tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu tartışmaların başlıcaları; veri mahremiyeti, algoritmik önyargılar, şeffaflık ve sorumluluk, kullanıcı otonomisi ve yasal sorumluluklardır.

Veri Mahremiyeti ve Güvenliği

Yapay zeka sistemleri, tüketici davranışlarını kişiselleştirmek için kullanıcı verilerini toplar ve analiz eder. Bu durum, kullanıcıların kişisel verilerinin korunması ve izinlerinin açıkça alınması gibi önemli etik kaygıları ortaya çıkarır. E-ticaret şirketlerinin, müşteri verilerini güvende tutmak ve verilerin kullanımında şeffaf davranmak için güçlü önlemler alması gerekmektedir.

Algoritmik Önyargı

AI algoritmaları, genellikle mevcut verilerle eğitilir ve bu veriler içerisindeki önyargıları sistemlere taşıyabilir. Bu durum, bazı kullanıcı gruplarının ayrımcılığa uğramasına yol açabilir. Örneğin işe alım algoritmaları, cinsiyet ya da etnik kökene dayalı önyargılar sergileyebilir. Bu tür algoritmik önyargılar, düzenli denetimlerle tespit edilmeli ve giderilmelidir​.

Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik

AI tabanlı sistemlerin nasıl karar verdiğinin kullanıcılar tarafından anlaşılabilir olması, e-ticaret alanında şeffaflık açısından kritik öneme sahiptir. Müşterilerin, yapay zeka tarafından oluşturulan önerilerin veya kararların ardındaki mantığı anlayabilmesi, marka güvenilirliğini ve müşteri memnuniyetini artırır​.

Kullanıcı Otonomisi

Yapay zeka tarafından yapılan kişiselleştirilmiş öneriler, kullanıcıların kararlarını büyük ölçüde etkileyebilir ve kullanıcıların bağımsız karar verme özgürlüğünü sınırlayabilir. Bu nedenle, kişiselleştirilmiş önerilerin kullanıcı manipülasyonuna dönüşmemesi için etik ilkeler gözetilmelidir​.

Yasal Sorumluluk 

Yapay zeka sistemlerinin yol açabileceği olumsuz sonuçlardan doğan zararlar ve bu zararlarda sorumluluk konusu, hukuk açısından önemli bir konudur. Özellikle otonom araçların karıştığı kazalar, yanlış kararlar sonucu oluşan maddi ve manevi zararlar gibi durumlar için sorumluluğun kimde olacağı sorusu henüz net değildir. Bu bağlamda yapay zekanın hukuki statüsünün belirlenmesi ve yasal altyapının oluşturulması gerekmektedir..

Yukarıda belirtilen etik kaygılar, yapay zeka kullanımının e-ticaret sektöründe sürdürülebilir ve güvenilir olabilmesi için dikkate alınmalı ve çözüme yönelik adımlar atılmalıdır.

 

Kaynakça:

AI and Ethical Considerations in E-commerce (Jakkula, 2020)

The Ethical Dimension of Artificial Intelligence (Karahan Adalı, 2023)​

ResearchGate: Artifical Intelligence and E-Commerce

OSF Institutions: A report on the impact ofArtifical Intelligence on  E-Commerce (PARAG DHANANI, TANK SAVJI )

ECDB eCommerce-Trends-2024 Whitepaper

AI in ecommerce (Ian Heinigi 2025)

AI & ML in eCommerce (Shivisha Patel, 2024)

AI in eCommerce: Benefits, Use Cases, and Risks (Oliver Munro, 2023)

AI in Ecommerce: Applications, Benefits, and Challenges (Shopify, 2023)

The Ethical Considerations of AI in E-Commerce (Gregor Saita)

 

E-Ticaret Sektörüne Yapay Zeka Entegrasyonu İle Benzer Yazılar

E-Ticaret Sektörü Yapay Zeka Entegrasyonu

E-ticaret sektörü, son yıllarda tüketici alışkanlıklarını kökten değiştirerek küresel ekonomide önemli bir konuma gelmiştir. Yapay zekâ (AI), e-ticaretin temel bileşenlerinden biri olarak müşteri deneyimini kişiselleştirme, operasyonları optimize etme ve satışları artırmada kritik rol oynamaktadır. AI teknolojileri, alışveriş süreçlerini daha akıllı

webtures

Webtures

Webtures Blog Banner

Bing Copilot, Microsoft’un yapay zeka destekli bir araçtır ve kullanıcıların arama deneyimlerini geliştirmeyi amaçlar. Bu sistem, kullanıcıların istedikleri bilgilere daha hızlı ve etkili bir şekilde ulaşmalarına yardımcı olur. Bing AI, kullanıcıların doğal dil ile sorgular yapmasına olanak tanır, böylece karmaşık

sinan-gergoy

Sinan Gergöy

webtures_blog_banner

Günümüzde bilgiye ulaşmak artık çok kolay, ancak güvenilir ve derinlemesine araştırma yapmak her zaman büyük bir zaman ve emek gerektiriyor. OpenAI’nin yeni yapay zekâ tabanlı araştırma aracı Deep Research, bu süreci çok daha hızlı ve etkili hale getirmek için geliştirildi.

webtures

Webtures

loader